İskender Pala – Divân edebiyatının incisi

İskender Pala 1958 doğumlu edebiyat araştırmacısı. Divân edebiyatının yeni nesle sevdiren edebiyatçı olarak tanınır. Şi’r-i kadim adlı kitabı okunmaya değer,  Ayine adlı deneme kitabı muhteşem, Güldeste adlı kitabı da çok eğlencelidir.  Kaleminden kan damlar gibi askı anlatan, dile gerçekten hakim nadide yazarlarımızdandır kendisi. Eserleri birçok ödüle layık görülmüştür,  halen kültür üniversitesinde öğretim üyesidir ki örencileri için bu büyük bir şanstır bence. Leyla ile mecnun, illaki onun çevirisinden bir kez daha okunmalı, sindirilmeli. Bir dönem tutulduğum divan edebiyatını benim gözümde değerli yapan insan olarak nitelendirmek istiyorum. Bazı şiirler o kadar derin manalar içeriyor ki ben anlamayı geçtim bu adam bunları nasıl araştırmış diye gıpta ediyorum.  Yıllarca ezberletilen failatün-mef’ulün zırvasını kendisinden bir kez dahi duymadım ama ne beyitler ezberledim sayesinde, ne aşıklar tanıdım, Allah razı olsun diyorum 🙂

Divan edebiyatı ile ilgileniyorsanız muhakkak bir şekilde rastlayanınız kendisine, ilgilenmiyorsanız sayesinde ilgilenebilirsiniz.

13yy’da Haçlı seferlerinden, toprak ağalarından, haydutlardan ama en çok da Moğol saldırılarından yorulmuş, yakılmış, yıkılmış bir Anadolu…

Evlerinden, yurtlarından olmuş, ailelerini yitirmiş, çaresiz, yoksulluk, yoksunluk çeken insanlar…

OD, böylesine bir kargaşasının hüküm sürdüğü ortamda karısını ve bir çocuğunu Moğol saldırılarında kaybetmiş, diğer oğlu kayıplara karışmış Yunus’un, Derviş Yunus Emre’ye dönüşmesinin öyküsünü anlatıyor. Bu sadece Yunus Emre romanı değil, aynı zamanda tasavvufun da romanı. Savaşın, şiddetin her yeri kuşattığı, bütün çalacak kapıların tükendiği ortamda, Anadolu insanı için tek çalacak kapı olarak Allah’ın kapısı kalmıştır. Tekkeler insanların yegâne umudu olmuştur. Maddeyi kaybeden Anadolu insanı manaya yönelmekten başka yol bulamamıştır. Başlangıçta dervişliğe karşı olan Yunus da sahip olduğu her şeyi yitirmenin acısını ancak ruhani bir boyuta geçmekle hafifletebilecek ve tamamen manaya yönelecektir. Ancak, kayıp olan oğluna kavuşma ümidini de kaybetmeyecek ve onu aramaktan asla vazgeçmeyecektir.
OD, dönemin Anadolu’sunun, bu perişan ortamda dervişe dönüşen Yunus ‘un ve güçlenen tasavvufun öyküsünü oldukça gerçekçi bir perspektifte aktarıyor. Severek okuduğum bir romandı ve 13.yy Anadolu’suna edebi bir gözle bakmak isteyenlere de kesinlikle öneririm.

Başlıca İskender Pala Eserleri

• Ansiklopedik Divan Şiirleri Ansiklopedisi

• İki Dirhem Bir Çekirdek

• Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk (2004)

• Leyla ile Mecnun

• Katre-i Matem

• Şah ve Sultan (2010)

• Od (Bir Yunus romanı) (2011)

• Efsane: Bir Barbaros Romanı (2013)

• Mihmandar (Bir Eyüp Sultan Romanı)

• Bülbülün Kırk Şarkısı (2015)

• Mesela (2016)

’İnsan, bu dünyaya bir dava için değil bir sevgi için gelebilir.”

– İskender  Pala

Fatma Köseoğlu

Fatma Köseoğlu

Gülüşüne dokun :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İçerik Platformu