Ayşe Kulin – Edebiyat dünyasının Füreyası

Beyazıt’ın Bosnalı narin çiçeği, Edebiyat dünyasının Füreyası Ayşe Kulin.

Güneşe Dön Yüzünü 1940’lardan 80’lere Türkiye’nin panoramasını çiziyor. Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral’ın hayat hikâyesi kaleme alıyor.

Köprü: kitabında ise; Bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsünü ele alıyor.

Nefes Nefese: İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan bir öykü Nefes Nefese. Avrupa’yı kasıp kavuran ve tarihin en acımasız gerçeklerinden biri olan Nazizm’i, dönemin Türk diplomasisinin korumaya özen gösterdiği ince dengeyi ele alırken, bu tarihi planın ön yüzünde de Osmanlı vezirlerinden birinin kızıyla evlendiği Yahudi gencin aşkını ve kaçışını da dile getiriyor.

Gece Sesleri: Anadolu’da yaşayan insanların derin sarsıntıları dile getiriyor.

Veda: Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor.

Umut: Savaşlar, yıkımlar, sürgünlerin ardından Umut geliyor. Umut “Hayat Akan Bir Sudur”‘da Kulin, Veda ile başladığı Osmanlı ailelerinin yaşamına, bu kez de Cumhuriyetin yeni kurulmakta olduğu sancılı yıllarda tanıklık ediyor. Akıp gitmekte olan günlük hayat derinden değişmekte, bu değişim aşklara, dostluklara, aile ilişkilerine, her şeye yansımaktadır.

Hayat ve Hüzün: Hayat ve Hüzünde yazdıklarım, babamın da var olduğu dünyada geçirdiğim kırk yılın, dürbünüme çarpan resimleridir; özelimde ve ülkemde 1941 ‘den bu yana yaşadıklarımdan, gördüklerimden seçmelerimdir. Kitabıma, beni çok etkileyen, çok üzen, çok sevindiren, bende iz bırakan, belleğimde hep kalan anılarımı aldım.

Gizli Anıların Yolcusu: Uzun zamandır çıkmadığı yollarda kaybolanların hikâyesi…

Bora’nın Kitabı: Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum! Sonra gizlerken, daha sonra yüzleşirken…

Kendim olmaya hakkım olduğunu anladığımda…

Kendimle barışırken…

Gerçeğimi başkalarına kabul ettirmeye çalışırken…

Benim gibi binlerce, on binlerce insanın var olduğunu öğrenirken…

Yoruldum!” Acımasız günlerin gölgesinde geçen çocukluğunun yaralarını sarmak ve geçmişini silmek için İstanbul’a gelen genç bir adam:  Bora. Tam hayatını değiştiren aşkı bulup umudu yeşerdiğinde, geçmişi yeniden karşısına çıkacak ve kendi öyküsünü anlattığı Bora’nın Kitabı onu bir girdabın içine sürükleyecek.

Hangi görüşten, hangi ırktan olursanız olun bu ülkede Ayşe Kulin rüzgarının estiği gerçeğini değiştiremez.

Veda ve Umut dedi. Sevdalinka eseri ile çığır açtı. Benim görüşüm; her eseri objektif  bir bakış açısı ile yazılmış muazzam yaratıcılık ile sarf edilmiş cümlelerin arasında, Stejo’nun hikayesini aklımdan çıkarılabilmek oldukça zaman alacak… 

 

Fatma Köseoğlu

Fatma Köseoğlu

Gülüşüne dokun :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İçerik Platformu